Viyana Serisi 5: Viyana Mutfağı

 

Sevgili Okuyucularımız,

Viyana serimizin son durağında şehrin belki de en kişisel katmanı ile Viyana serimize veda ediyoruz. Kafeler ve Viyana mutfağı ile. Sarayları gezdik, operayı duyduk, sanatın ve müzelerin koridiorlarında kaybolup çıktık. Şimdi oturacağız. Bir fincan kahve için değil, Viyana’nın tadılması şart olan lezzetleri için…

Café Landtmann: Freud’un Masası, Zweig’ın Gölgesi

Viyana’da bir kafeye gitmeniz gerekiyorsa ve tek bir seçeneğiniz varsa, bu Café Landtmann olmalı. 1873’ten bu yana açık olan bu mekan, Burgtheater ve Rathaus arasında, Birinci Ring üzerinde duruyor. Sigmund Freud burada düzenli olarak kahve içerdi. Viyana’nın bilinçaltına meraklı en ünlü ismi, kendi bilinçaltını bu kafedeki sohbetleri ile şekillendirmiş olabilir. Stefan Zweig ise burayı hem bir sığınak hem bir düşünce kulübü olarak kullandı. Zweig’ın Dünün Dünyası kitabını okuduysanız, o kaybolup giden şehri anlatırken aslında , Viyana’daki böyle kafeleri anlatıyordu.

Landtmann’da hava soğuk olduğu için Viyana çorbası içtim. Et suyundan yapılan, içinde az et, tel şehriye, sebzeler ve iki tane yumurta büyüklüğünde hamurumsu top olan sıcacık bir çorba. Tam da mart ayına uygun bir çorba. Viyana mutfağının özeti gibi, gösteriş yok, karmaşıklık yok.

Café Central: Kapalı Kapılar

Kahve kültürü araştıranların listesinin başında gelen Café Central, ben gittiğimde kapalıydı. Tadilat nedeniyle bir süre daha kapalı kalacakmış. Tarihin en garip ayrıntılarından biri belki de burada gerçekleşiyor: Café Central’in hemen yanı başında, bu efsanevi mekânın gölgesinde, bir zamanlar ünlü isimlerin satrançla vakit geçirdiği köşe. Trotsky’nin burada satranç oynadığı söylenir. Kafanızda bir an canlandırmayı deneyin. Gelecekteki devrimciler, yazarlar, filozoflar… Aynı masada, satranç taşlarını oynatırken birbirlerine bakıyor. Hiçbiri o gün tarihe nasıl geçeceğini bilmiyor. Viyana bu anların şehridir.

Café Demel: Sarayın Pastanesi

Kaiserschmarrn denemek için doğru Café Demel’e. Habsburg sarayının resmi pastanesi unvanını taşıyan bu mekan, bugün hâlâ çalışıyor. 1786’dan bu yana Kohlmarkt’ta duruyor. İçeri girdiğinizde zaman değişiyor. Yüksek tavanlar, cam vitrinler, beyaz önlüklü görevliler… Kaiserschmarrn aslında imparator ve karışık kelimelerinden geliyor. Yumurta, un, süt, biraz pudra şekeri ama pişerken karıştırılıp parçalanarak yapılıyor. Düzensiz, kabarık, kenarlarda hafif çıtır. Yanında kayısı marmelatı veya erik sosu geliyor. Viyana’da her yerde bulabilirsiniz ama Demel’de izleyerek beklemek başka bir şey.

Sisi’nin buradaki tatlı krizleri efsaneymiş. Sisi saray protokolünden bunaldığı anlarda Demel’e koşardı diye anlatılır. Bir de ünlü tartışma Sacher mı, Demel mi? Viyana’nın en tutkulu gastronomi kavgası. İkisi de aynı çikolatalı tatlıyı yapıyor, ikisi de orijinalin kendisi olduğunu iddia ediyor. Mahkeme süreçleri olmuş, anlaşmalar imzalanmış, hâlâ kimse geri adım atmıyor. Ben burada vitrine uzun süre baktım. Satın almak için değil, koca tepsilerde pişen kaiserschmarn’ları izlemek için

Wiener Schnitzel: Sadeliğin Yüksek Sanatı

Viyana mutfağını anlamak istiyorsanız Wiener Schnitzel’den geçmek zorundasınız. Dana etinden yapılan, ince dövülmüş, galeta ununda kızartılmış bu yemek kulağa basit geliyor. Ancak güzel bir schnitzel yediğinizde anlıyorsunuz ki doğru bir sadelik, en zor şeydir.

Doğru yapılan bir schnitzel, tabağın sınırlarını aşar, hafiftir, yağlı değildir, kabuğu kırılgandır. Yanında genellikle limon, tereyağı ve soğuk patates salatası gelir. Viyana’da bunu iyi yapan yerlerin kalabalık olması boşuna değil. Şehirdeki bütçe dostu versiyonları da var, turistik mekanların pahalı ve vasat versiyonları da. Bence yerel halkın yoğun olduğu, menünün Almanca ağırlıklı olduğu yerleri tercih edin.

Viyana Kahve Kültürü: Bir Sınıf, Bir Felsefe

UNESCO 2011’de Viyana’nın kahvehane kültürünü somut olmayan kültürel miras listesine aldı. Bu tesadüf değil. Viyana kahvehanesi bir konsepttir.

  • Melange: Viyana’nın klasik kahvesi. Espresso ve buharda ısıtılmış sütün dengesi.
  • Einspänner: Bir fincan güçlü siyah kahvenin üstüne sıkıştırılmış krem şanti. Vizörün arkasından içilirmiş eskiden, elleriniz serbayken.
  • Fiaker: İçine bir damla alkol damlatılmış, içinde krem şanti olan kahve. Arabacıların kahvesi olarak bilinir ve ismi oradan geliyor.

Kahvenizi içtikten sonra kalabilirsiniz, kimse sizi kaldırmaz. Viyana kafeleri oturmaya, düşünmeye, yazmaya, zaman geçirmeye davet eder. Bu şehirde çok şey hızlı tüketilebilir, kahve tüketilmez, yaşanır.

Sonsöz

Landtmann ve Demel bu şehirde beni en çok içine çeken iki mekan oldu. Biri Freud’un ve Zweig’ın masalarıyla tarihin tam ortasına oturtuyor sizi, diğeri koca tepsilerde pişen Kaiserschmarrn’larıyla zamanı yavaşlatıyor. Café Central’i tadilat nedeniyle deneyimleyemedim, dışarıdan baktım, efsanesini okudum, bir sonraki ziyarete bıraktım. Landtmann menüsünün görselini de aşağıda ekledim, incelemek isteyenlere duyurulur.

Prater Park’taki restoranlar da vardı ama Viyana’nın gerçek lezzetini orada bulamadım. Listemde yer almadılar. Saraylar, opera, müzeler, kafeler… Kaiserschmarrn, Apfelstrudel, Schnitzel.

Hukuki Uyarı

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde yatırım, hukuki veya mesleki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda geçen marka isimleri ilgili şirketlerin tescilli markalarıdır ve yalnızca açıklayıcı amaçlarla kullanılmıştır. Herhangi bir ortaklık, sponsorluk, reklam veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İçerik tarafımca oluşturulmuş olup, yazılı izin olmaksızın ticari amaçlı kullanılamaz. Harici linkler yalnızca bilgilendirme içindir ve bu sitelerin içeriğinden sorumlu değiliz.

#ViyanaSerisi #CaféLandtmann #CaféCentral #CaféDemel #WienerSchnitzel #ViyanaKahve #KahveKültürü #ViennaCoffee #TravelVienna #AvusturyaGezi #KültürTuru #ViyanaGünlükleri #reklamdeğil

Yorum bırakın

Güncel Kal

Yeni haberleri keşfet!

Seyahat Son Yazılar

Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.