GASTRONOMİK NOSTALJİ SERİSİ: BİRİNCİ BÖLÜM

Gastronomik Nostalji Serisi Başlıyor: İlk Durak Taksim

Sevgili Okuyucularımız,

Bu yaz İstanbul’dasınız, tatil paketleri bütçenizi çok mu aşıyor? O zaman rotamızı İstanbul’da hem göze hem kalbe hem de mideye hitap edecek ve tatilde gibi hissettirecek gastronomik rotalara çevirelim. Biraz nostalji de kattık mı güzel bir tatil havasını yakalayabilirsiniz. Nostalji önceliğimiz olacaksa Beyoğlu civarı ile başlayıp, modern hayatın hızlı akışında denemeye değer lezzet duraklarının olduğu Maslak’a uğrayacağız ama önce gelin Pera’nın o büyüleyici sokaklarında bir keşfe çıkalım.

İlk Durağımız: Mornings in Pera ve Kahvaltı Zamanı

Küçücük, samimi bir kafe; tıpkı kendi gibi küçük bir sokakta. Dışarıdaki sandalyeleri insana hafif bir Paris havası veriyor. Ben yumurta ve sosisten oluşan tabağını beğendim. Ancak tatlı bir kahvaltı olan karşı masanın sipariş ettiği, o renkli, beyaz soslu ve meyveli tost tabağı içimde kaldı; bir dahakine mutlaka deneyeceğim. Yumurtanın üzerine hazırladıkları sos ve yumurtaların o 3 dakikalık kaynatma kıvamı harikaydı. Büyük çöreklerin yanında tereyağı ve reçeli standart olarak ekleseler harika olurdu. Çay da güzeldi; bilirsiniz, her yerin çayı iyi olmuyor, hatta iyi bir sabah çayı bulmak bu şehirde gerçekten zor.

Türk-Alman Kitabevi’nde Berliner ve Kahve Molası

Öğle yemeğini Gümüşsuyu tarafında yiyeceğim ve yürüyüş yolum da olduğu için kahve molamı ve Berliner’imi kitapların arasında veriyorum. Yanımdaki küçük Savaş Sanatı kitabımı okumak için Taksim’deki en iyi mekan burası. Çikolatalı Berliner ve kahvem bitince rotamı Gümüşsuyu’na çeviriyorum.

Ara Cafe

Limonlu kekini çok övdükleri için burayı da ziyaret ettim, Ara Güler fotoğrafları eşliğinde lezzetli ev yapımı keki ve krema eşliğinde sunumu çok güzel. Çalışanlar çok ilgili.

Öğle Yemeği Durağımız: Gümüşsuyu’nda Bir Rus Lokantası

İstanbul’da mimoza salatası, hem de ton balıklı denemek istiyorsan, o zaman Rus restoranı ile başlayalım. Gümüşsuyu’nda zeminin bir adım altında yer alan bu restoranın kapısından içeri girince her şey bir anda değişiyor. Kulağınıza gelen nostaljik müzikten tutun da menüdeki Türk içecekleri konusundaki muzip nota kadar her şey buram buram nostalji kokuyor; bembeyaz masa örtüleri, gümüş servisler…

Burası tekrar gitmek istediğim, menüdeki diğer yemekleri de denemek için sabırsızlandığım ender yerlerden biri. Ben öğle vakti gittiğim ve sonrasında yürümem gerektiği için hafif tutmaya çalışarak Tavuk Kievsky, yarım porsiyon mimoza salatası ve hoşaf denedim; inanın bunlar bile fazla geldi. Mimoza salatasını bir sonraki gidişimde kesinlikle tekrar söyleyeceğim ama aklım diğer yemeklerde kaldı. Mekanda şnitzel ve apfel strudel istediğimde ise çok dürüst bir şekilde beni Alman yemekleri yapan kardeş restoranları olan, AKM’nin hemen yanındaki Fischer’a yönlendirdiler. Servis kalitesinden yemeklerin lezzetine kadar her adımın son derece kaliteli ve içten olduğu bu nadir mekanı hemen listeme ekledim. İçecekleri arkadaş grubunuz ile gidip denemenizi tavsiye ederim, yemekler ve servis mükemmel.

Zihni Dinlendirme Zamanı: İnci Pastanesi

Mimoza salatasının ağırlığını atmak için Gümüşsuyu yokuşunu çıkıyorum. Şekerim düşünce tatlı bir kapanış için istikametim Mis Sokak’taki yeni yeriyle tarihi İnci Pastanesi. Burada profiterolünüzü ve Türk kahvenizi self servis olarak alıp dışarıdaki masaya kurulun. Sadece yoldan geçen insanları izleyin; hiçbir şey düşünmeden, sadece anın tadını çıkararak izleyin… Burada düşünceler tamamen durmalı. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine babaruaz da denemek istedim, yoğun çikolata sevenler için güzel bir tercih olabilir. Krem karamel, ekler, milföy pasta da servis ediliyor.

Akşamüstü Klasiği: Şampiyon Kokoreç

Akşam saatleri yaklaşırken bir İstanbul klasiği olan Şampiyon Kokoreç’e yöneldim. Çiçek Pasajı’nın yan sokağından girdiğinizde, Nevizade’nin hemen karşısındaki yeni yerlerinde aynı kalitede hizmet vermeye devam ediyorlar. Burada kendinize güzel bir midye tava ve yarım ekmek kokoreç söylemeniz fazlasıyla yeterli olacaktır. Ben paket yaptırıp eve götürmek istedim. Küçük bir ipucu: Benim gibi acıyla arası çok keskin olmayanlar, sipariş verirken “acısı az olsun” demeyi kesinlikle unutmasın!

Paketimizi hazırlatıp ödememizi yaptıktan sonra Şişhane metrosuna doğru yürüyerek bu nefis günü sonlandırıyoruz.

Sonsöz

Taksim ve Pera’da nostalji sadece eski binaların cephelerinde değil, bir pastane masasındaki profiterolde, duvarlardaki İstanbul resimlerinde, yerin bir adım altındaki gümüş servislerde ve caddenin kalabalığına inat durdurulan düşüncelerde saklı.

Hukuki Uyarı

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde yatırım, hukuki veya mesleki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda geçen marka isimleri ilgili şirketlerin tescilli markalarıdır ve yalnızca açıklayıcı amaçlarla kullanılmıştır. Herhangi bir ortaklık, sponsorluk, reklam veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İçerik tarafımca oluşturulmuş olup, yazılı izin olmaksızın ticari amaçlı kullanılamaz. Harici linkler yalnızca bilgilendirme içindir ve bu sitelerin içeriğinden sorumlu değiliz.

Sırada Ne Var?

  • Swissôtel İstanbul’da Bir Günlük Tatil Kaçamağı
  • Maslak’ta lezzet turu
  • Ataşehir lezzetleri

#reklamdeğil #GastronomikNostalji #Taksim #Pera #MimozaSalatası #Profiterol#kokoreç #berliner

Yorum bırakın

Güncel Kal

Yeni haberleri keşfet!

Seyahat Son Yazılar

Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.