Sevgili Okuyucularımız,
Bu ayı müzelere ayıracağım ilk durak Sabancı Müzesi. Boğaz’ın kıyısında, Emirgan’ın yeşilliğine yaslanmış Sabancı Müzesi’nde bu kez alışıldık bir sergi ziyaretinden çok daha fazlasına tanık olacaksınız. Yoko Ono sergisi, duvarda seyredilen değil, içine girilen, dokunulan, dilek tutulan ve hatta kırılan bir deneyim sunuyor. Üstelik salı günleri ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Barış, hayal gücü ve kendin olma çabası üzerine kurulu bu etkileşimli dünyayı sizin için gezdik, hazır mısınız?



İlk Durağımız Dilek Ağacı🌳
Sergiye giden yol üzerinde bahçede karşınıza çıkan dilek ağacı, ziyaretin ruhunu daha ilk adımda özetliyor. Küçük bir kağıda dileğinizi yazıp ağaca asıyorsunuz, siz de bir anda binlerce dileğin arasına karışan bir parçaya dönüşüyorsunuz. Çocuklarla gitmek için özellikle önerdiğim bir durak, benim de çocuklarım dilek yazma fikrine bayıldı, kendi ellerimizle bir dileği ağaca asmak sandığımdan daha duygusal bir andı.






İkinci Durağımız Notlar ve Kırık Fincanlar☕
Sergide ziyaretçilerin bıraktığı notlar, duvarları adeta küçük bir hafıza koleksiyonuna çeviriyor. Herkesin kendi cümlesini, kendi dileğini ya da kendi acısını bıraktığı bu köşe, insanı uzun uzun okumaya çağırıyor. Hemen yanı başında ise kırık fincanlarla kurulmuş bir başka bölüm var. Kırılan, tamamlanmayan ama yine de bir bütünün parçası olan objeler üzerinden kendin olma çabasını çok güzel anlatıyor. Basit ama bir o kadar da düşündürücü bir kurgu.



Üçüncü Durağımız Taşlar🪨
Sergide bir bölüm de taşlar üzerine kurulu. Ziyaretçiler taşlarla etkileşime giriyor, onları düzenliyor ya da kendi anlamını yükleyerek yerleştiriyor. Çocuklar bu bölüme özellikle bayıldı, elleriyle dokunabildikleri, hareket ettirebildikleri bir sanat deneyimi onlar için müzeyi sıkıcı olmaktan çıkarıp bir oyun alanına dönüştürdü.



Siyah Örtüler ve Sessiz İletişim🖤
Sergideki en etkileyici bulduğum fikirlerden biri de ziyaretçilerin siyah bir örtüye bürünerek birbiriyle iletişim kurabildiği bölümdü. Örtünün altında kim olduğunuz, ırkınız, dininiz, diliniz görünmüyor, geriye sadece ses, iletişim ve o anki niyetiniz kalıyor. Yoko Ono’nun barış fikrini bu kadar somut ve bedene dokunan bir şekilde deneyimlemek gerçekten sarsıcıydı. Kimliklerin bir kenara bırakıldığı, sadece insan olarak kalanın konuştuğu bu an, sergiden çıktıktan sonra da aklımdan çıkmadı.
Enerji Kartı Deneyimi🔮
Çıkışa yakın bir bölümde ziyaretçilere enerji kartı çekme imkanı sunuluyor. Küçük bir an gibi görünse de, sergiden çıkarken herkesin kendine göre bir mesajla ayrılması güzel bir kapanış duygusu yaratıyor. Bunu da mutlaka deneyin derim.
Çocuklarla Ziyaret İçin Notlar👨👩👧
Bu sergiyi diğer pek çok sergiden ayıran en büyük özelliği etkileşimli olması. Sadece bakılan değil, dokunulan, katılınan bir sergi olduğu için çocuklarınızı mutlaka götürmenizi öneririm. Dilek ağacına dilek asmaktan taşlarla oynamaya kadar her bölüm onları aktif tutuyor, biz de bu sayede müzeyi klasik bir sessiz ol, dokunma tarzı müze ziyaretinden çok uzak, keyifli bir aile aktivitesine çevirdik.
Son Söz✍️
Yoko Ono sergisi, Sabancı Müzesi’nde barışı, hayal gücünü ve kendin olma çabasını çok katmanlı bir şekilde anlatan, hem yetişkinlere hem çocuklara dokunan bir deneyim. Dilek ağacından kırık fincanlara, taşlardan enerji kartına kadar her köşesi ziyaretçiyi sürece dahil ediyor. Emirgan’a yolunuz düşerse mutlaka görün derim.
Sırada Ne Var?
Elgiz Müzesi
#reklamdeğil #KültürSanat #SabancıMüzesi #YokoOno #Emirgan #AileyleMüze #İstanbulGezi #reklamdeğildir #tavsiye
Hukuki Uyarı
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde yatırım, hukuki veya mesleki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda geçen marka ve kurum isimleri ilgili şirketlerin/kurumların tescilli markalarıdır ve yalnızca açıklayıcı amaçlarla kullanılmıştır. Herhangi bir ortaklık, sponsorluk, reklam veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İçerik tarafımca oluşturulmuş olup, yazılı izin olmaksızın ticari amaçlı kullanılamaz. Harici linkler yalnızca bilgilendirme içindir ve bu sitelerin içeriğinden sorumlu değiliz.
Kapak görseli yapay zeka ile oluşturulmuştur.









Yorum bırakın