,

Elgiz Müzesi: Kesişmeler

Sevgili Okuyucularımız,

Bu ayki müze durağım Elgiz Müzesi. Maslak’ta, plaza ormanlarının arasında, camdan kulelerin arasına sıkışmış bir çatı katında karşınıza çıkan Kesişmeler sergisi, adını hakkıyla taşıyan bir deneyim sunuyor. Farklı disiplinlerden, farklı coğrafyalardan sanatçıların yollarının kesiştiği bu açık hava sergisi, beton ve camın arasında beklenmedik bir nefes alanı yaratıyor özellikle çatı katını mutlaka gezmenizi öneririm. İstanbul’un en yoğun iş merkezlerinden birinin tam yanında, gökdelenlerle göz göze bir sanat deneyimi yaşamak başlı başına bir ayrıcalık. Hazır mısınız, birlikte gezelim?

İlk Durağımız Çatı Katı🏙️

Asansörden çıkıp çatı katına adım attığınız an her şey değişiyor. Bir yanınızda uzun gökdelenler, bir yanınızda Maslak’ın yeşil kalan ağaçları yükseliyor, öte yanda ise çakıl taşlarının üzerine yerleştirilmiş heykeller sizi bekliyor. Plaza ormanlarının tam ortasında, gökyüzüyle beton arasında sıkışmış bu sanat bahçesi, günlük hayatın koşuşturmacasından kopup nefes almak için ideal bir durak. Rüzgârın, ışığın ve şehrin gürültüsünün heykellerle birleştiği bu alanda saatlerce dolaşabilirsiniz, ben de öyle yaptım.

Evlerin Arabası🏚️

Sergideki en çok konuştuğum, aklımdan çıkaramadığım çalışma kesinlikle bu oldu. Metalden dövülmüş küçük evlerin üst üste yığılıp bir el arabasına doldurulduğu bu heykel, ilk bakışta sevimli bir minyatür köy gibi görünüyor ama üzerine düşündükçe çok daha ağır bir hikâye anlatıyor. Bir hayatın, bir mahallenin, belki de bir aidiyetin tek bir arabaya sığdırılıp taşınması fikri… Göç, yerinden edilme ve ev kavramının kırılganlığı üzerine saatlerce konuşabileceğiniz türden bir eser. Işığın evlerin pencerelerinden süzülüşü, tekerleğin toprağa değecekmiş gibi duruşu, sapının tutulmayı bekleyen o boşluğu… Hepsi bir arada, çok katmanlı bir anlatı kuruyor.

Sonraki Durağımız Kırmızı Totem🔺

Kırmızı mozaiklerle kaplı, birbirinin üzerine dönerek yükselen bu totem heykel, çatı katının en fotojenik köşelerinden biri. Kesişen düzlemleri ve dönüşü, sergi adına da güzel bir gönderme yapıyor sanki, her katman bir öncekiyle kesişiyor, ama kendi formunu da koruyor. Arka planda yükselen gökdelenlerle birlikte fotoğraflandığında şehir ile sanatın kesiştiği o anı çok net hissediyorsunuz.

Toprak Kuleler ve Solucanlar🐛

Pişmiş toprak rengindeki yuvarlak kütlelerin üst üste istiflenmesiyle oluşan bu kule, aralarından sızan beyaz solucan formlarıyla hem organik hem de biraz rahatsız edici bir izlenim bırakıyor. Katmanların arasından dışarı taşan bu canlı formlar, büyümenin, çürümenin ve dönüşümün iç içe geçtiği bir metafor gibi duruyor. Işık vurduğunda toprağın dokusu daha da belirginleşiyor, dokunma isteği uyandıran ama dokunulmaması gereken eserlerden.📷

İç mekânda karşılaştığım bir enstalasyon, bir odanın her eşyasını -saatinden kamerasına, çiçeğinden askısına kadar- ince tellerle taslak hâlinde yeniden kuruyor. Duvara yapıştırılmış onlarca kâğıdın üzerine çizilmiş bu tel çizimler, hafızadan silinmeye yüz tutmuş bir mekânı yeniden inşa etme çabası gibi hissettiriyor. Gerçek eşyalar yok, sadece hatlar var; ama o hatlar bile bir yaşamın izini taşımaya yetiyor. Sergideki en dokunaklı bulduğum bölüm bu oldu itiraf etmeliyim. Zemine çizilmiş bir metrekarelik kare ve yanındaki soru: “Bir metrekare toprağın olsaydı onunla ne yapardın?” Boş bir karenin aslında ne kadar dolu bir hikâye taşıyabileceğini hatırlatıyor. Özgürlük, mülkiyet ve toprakla kurulan bağ üzerine kurulmuş bu sessiz çalışma, çıkışta uzun süre aklımda kaldı.

Çatı Katında Vakit Geçirmek İçin Notlar👨‍👩‍👧

Sergiyi diğer müze deneyimlerinden ayıran en önemli şey açık hava ve şehir manzarasıyla kurduğu diyalog. Gökdelenlerin gölgesinde, çakıl taşlarının üzerinde yürürken hem sanatla hem de İstanbul’un o beton dokusuyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Gün batımına yakın bir saatte gitmenizi, ışığın heykellerin üzerine düşüşünü izlemek için özellikle öneririm. Rahat ayakkabılarla gidin, çünkü çakıl zemin üzerinde gezinmek biraz zaman alıyor ama buna değiyor.

Son Söz✍️

Kesişmeler / Crossroads sergisi, Elgiz Müzesi’nin çatı katında plaza ormanlarının tam ortasında beklenmedik bir nefes alanı yaratıyor. Evlerin bir el arabasına yüklendiği o çalışmadan bir metrekarelik toprağın sorduğu sessiz soruya kadar, sergi göç, aidiyet, dönüşüm ve özgürlük gibi ağır temaları şehrin gürültüsünün tam ortasında ama ondan kopuk bir sükûnetle anlatıyor. Maslak’a yolunuz düşerse, camdan kulelerin arasına sıkışmış bu sanat bahçesini mutlaka görün derim.

#reklamdeğil #KültürSanat #ElgizMüzesi #KesişmelerCrossroads #Maslak #ÇatıKatıSanat #İstanbulGezi #reklamdeğildir #tavsiye

Hukuki Uyarı

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde yatırım, hukuki veya mesleki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda geçen marka ve kurum isimleri ilgili şirketlerin/kurumların tescilli markalarıdır ve yalnızca açıklayıcı amaçlarla kullanılmıştır. Herhangi bir ortaklık, sponsorluk, reklam veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İçerik tarafımca oluşturulmuş olup, yazılı izin olmaksızın ticari amaçlı kullanılamaz. Harici linkler yalnızca bilgilendirme içindir ve bu sitelerin içeriğinden sorumlu değiliz.

Kapak görseli tarafımca çekilmiştir.

Yorum bırakın