Sevgili Okuyucularımız,
Bu hafta birbiriyle ilgisiz gibi görünen ama aslında önemli bir şekilde kesişen iki kritik konuyu ele alacağız. Gezegenimizi kurtarmak için verilen iklim mücadelesi politikaları ve hayatımızın her alanına giren yapay zeka devrimi. Ülkelerin Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmaya çalışma çabaları sürerken, diğer yanda yapay zekanın (YZ) doymak bilmez enerji iştahı artıyor. Yapay zeka tüm denklemi altüst etme potansiyeli taşıyor. Bir yandan su sızdıran bir kovayı doldurmaya çalışırken, hemen yanına bir itfaiye hortumu açmaya çalışıyoruz. Gelin bu karmaşık ama hayati denklemin parçalarını birlikte inceleyelim.
1. Paris Anlaşması ve Mevcut Durum: Karnemiz Kırıklarla Dolu
Paris Anlaşması, yaklaşık 200 ülkenin oybirliğiyle kabul ettiği ve küresel çapta umut yaratan bir gelişmeydi. Fransız diplomasisinin deneyimiyle hayata geçirilen bu anlaşmanın temel hedefi, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelere kıyasla 2°C’nin oldukça altında, mümkünse 1.5°C ile sınırlı tutmaktır. Hedef, gezegenimizin ekolojik dengesi için kritik olan eşiği korumaktı.



Ancak bize sunulan tablo pek iç açıcı değil. Türkiye, Çin, ABD ve Avrupa Birliği gibi dünyanın en büyük ekonomilerinin iklim karneleri, Climate Action Tracker tarafından “Kritik Düzeyde Yetersiz”, “Hayli Yetersiz” veya “Yetersiz” olarak değerlendiriliyor. Bu da mevcut politikalarla 1.5°C hedefini çoktan kaçırdığımızı gösteriyor. İklim krizini ilk kez bilimsel ve politik gündemin merkezine taşıyan James Hansen’in 1988’de ABD Kongresi’nde yaptığı tarihi konuşmayı hatırlamak gerekiyor. Hansen, küresel ısınmanın “Artık doğal bir değişkenlik değil, insan faaliyetlerinin sonucu” olduğunu vurgulamış ve bu uyarı, Paris Anlaşması’na giden sürecin taşlarını döşemişti. Ne yazık ki Hansen’in 40 yıl önceki uyarıları hâlâ tam anlamıyla hayata geçirilmiş değil. Daha yapay zeka faktörü denkleme girmeden bile sınıfta kalmış durumdayız.
2. Sahneye Yeni Bir Oyuncu Giriyor: Yapay Zeka ve Enerji, Su ve Karbon Ayak İzi
İşte tam bu noktada, yapay zeka sahneye çıkıyor ve tüm dikkatleri üzerine çekiyor. ChatGPT, Gemini, Llama ve Claude gibi üretken yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak, akıl almaz miktarda işlem gücü, dolayısıyla da enerji ve su gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, veri merkezleri, yapay zeka ve kripto paralar 2022’de küresel elektriğin yaklaşık %2’sini tüketti ve bu talebin 2026’ya kadar en iyi senaryoda bile ikiye katlanması bekleniyor.
Peki bu enerji nereye gidiyor?
1. Çip Üretimi ve Talebi: Yapay zeka, NVIDIA gibi şirketlerin ürettiği özel grafik işlemcileri (GPU) olmadan çalışamaz. Bu çiplerin üretimi hem enerji hem de su açısından oldukça maliyetlidir.
2. Veri Merkezleri: Bu çiplerin çalıştığı devasa ver merkezleri 7/24 çalışır ve soğutulmak için inanılmaz miktarda enerji ve su tüketir. Bir Google araması yapmak bile küçük bir enerji maliyeti yaratırken, üretken yapay zekadan bir metin veya görsel istemek bu maliyeti yüzlerce kat artırabiliyor.
3. Gelecek YZ Merkezi Projeleri: Ufuktaki projeler ise endişeleri daha da artırıyor. OpenAI’ın planladığı 100 milyar dolarlık ‘Stargate’ adlı süper bilgisayar projesinin tek başına birkaç gigawatt enerji tüketmesi öngörülüyor. Birkaç nükleer santralin ürettiği enerjiye eşdeğer bir miktar. Madalyonun bir de su yüzü var. Veri merkezlerini soğutmak için kullanılan su miktarı da devasa boyutlarda. Yapılan bir araştırmaya göre, sadece bir yapay zeka modeliyle yapılan 10-50 basit sohbet, yarım litre suyun buharlaşmasına neden olabiliyor. Günümüzdeki modellerin daha enerji verimli olduğu ve daha az su tükettiği iddia edilse bile su tüketimi konusunda ayrı bir izleme gerekiyor. Bu seneki doğal afetler, yangınlar, seller ve kuraklık bunu çoktan kanıtladı. Özellikle su kıtlığı çeken bölgelerdeki veri merkezi yatırımlarını ciddi bir tartışma konusu haline getiriyor.
Bu Haftanın Eğlenceli Etkileşim Köşesi
Christiana Figueres Konuşması: Paris Anlaşması’nın perde arkasını doğrudan müzakere sürecinin liderlerinden dinlemek, konuyu anlamak için harika bir fırsat.
Link: Christiana Figueres – The Inside Story of the Paris Climate Agreement (TED)
James Hansen Konuşması: İklim krizini bilimsel verilerle ilk kez dünyaya anlatan kişi olarak tanınan James Hansen’in bu konuşması, neden hâlâ harekete geçmekte geç kaldığımızı çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.James Hansen – Why I must speak out about climate change (TED)
İklim Taahhüt Uygulaması: Ülkelerin iklim taahhütlerini ve gerçek performanslarını inceleyerek, Paris hedeflerinden ne kadar uzakta olduğumuzu net şekilde görebilirsiniz. Link: Climate Action Tracker
AI ve Enerji Raporu: Uluslararası Enerji Ajansı’nın veri merkezlerinin artan enerji talebine ilişkin analizlerini içeren bu rapor, konunun ciddiyetini rakamlarla görmek isteyenler için güvenilir bir kaynak.
Link: Energy and AI – Analysis – IEA
Son Söz
Yapay zeka iklim değişikliğiyle mücadelede (enerji şebekelerini optimize etmek, yeni sürdürülebilir materyaller keşfetmek gibi) bize inanılmaz araçlar sunma potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli kendi yarattığı çevresel yük altında ezilme riskiyle karşı karşıyayız. Çözüm teknolojiyi durdurmak değil, onu bilinçli bir şekilde yönlendirmektir. Daha verimli algoritmalar geliştirmek, veri merkezlerini yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalıştırmak ve şirketlerin bu konudaki şeffaflığını artırmak zorundayız. Aksi takdirde, insanlığın en büyük icatlarından biri, en büyük krizimizin de en büyük tetikleyicilerinden biri haline gelebilir. Teknolojinin peşinden koşarken, gezegenimizi geride bırakma lüksümüz yok.
Kaynaklar:
• IEA – Data Centres and AI: Energy and AI – Analysis – IEA
• The growing energy footprint of artificial intelligence – Joule: https://www.cell.com/joule/fulltext/S2542-4351(23)00365-3
• Microsoft and OpenAI Plot $100 Billion Stargate AI Supercomputer — The Information: Microsoft And OpenAI Partner On $100 Billion U.S. Data Center, Report Says
• Making AI Less ‘Thirsty’: Uncovering and Addressing the Secret Water Footprint of AI Models: https://arxiv.org/abs/2304.03271
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde yatırım, hukuki veya mesleki tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda geçen marka isimleri ilgili şirketlerin tescilli markalarıdır ve yalnızca açıklayıcı amaçlarla kullanılmıştır. Herhangi bir ortaklık, sponsorluk, reklam veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İçerik Rota Peşinde tarafından oluşturulmuş olup, yazılı izin olmaksızın ticari amaçlı kullanılamaz. Harici linkler yalnızca bilgilendirme içindir ve bu sitelerin içeriğinden sorumlu değiliz.
#YapayZeka #İklimKrizi #Enerji #VeriMerkezi #ParisAnlaşması #Sürdürülebilirlik #TeknolojiYönetimi #Stargate #TeknolojiPeşinde #reklamdeğiltavsiye
Kapak görselleri ve diğer görseller yapay zeka ile oluşturulmuş olup yalnızca içeriği destekleme amaçlıdır. #reklamdeğiltavsiye









Yorum bırakın