Hollanda Serimiz Başlıyor: İlk Durak Maastricht🌟

Masalsı Maastricht Rehberi: Maas Nehri’nden Helpoort’a🌊

Belçika’dan sonra rotamızı Hollanda’ya çeviriyoruz, bu küçük ülkeyi biraz keşfedeceğiz. O kadar kozmopolit ve kendine özgü ki tüm sırlarına erişmek mümkün değil. Keşfe Hollanda’nın güneyindeki büyülü Maastricht ile başlamaya hazır mısınız? Maas (Meuse) Nehri’nin yansıttığı tarihi yapılar, bir kilisenin kalbinde saklanan benzersiz bir kitapçı, görkemli bazilikalar ve Helpoort’un gölgesinde keşfedeceğiniz yaratıcı dükkânlarla dolu, sürükleyici bir hikâye sizi bekliyor. Hadi adım adım keşfe çıkalım! 🚶‍♀️

1. Maas Nehri Boyunca Gün Doğumuna Yolculuk 🌅

Sabahın serinliğinde, Onze Lieve Vrouweplein’den başlayıp Sint Servaasbrug (Taş Köprü) üzerinden Wyck semtine uzanan yürüyüş, şehrin ruhunu hissetmenin en keyifli yolu. Özellikle yürümeyi seviyorsanız ve yanınızda konuşkan bir eşlikçiniz varsa. Maas’taki tekneler usulca süzülürken, köprü korkuluklarına asılı kilitler “Maastricht’te hep canlı” dedirtiyor. Bir yandan kruvasan kokuları sokakları doldururken, nehir kenarında ilk kahvenizi yudumlamak huzurun vücut bulmuş hâli. Spor yapanlar, bisiklet sürenler ve hep bir yere yetişme telaşında olanları sakince izliyorum.☕

2. Kilise’de Yer Alan Kitap Dükkanı: Boekhandel Dominicanen 📚

Dominikanenkerk’in taş kemerlerini geçip içeri adım attığınız anda uğultu kesiliyor; sanki sayfaların hışırtısı bile gotik sütunların yankısında sanatsal bir melodiye dönüşüyor. 800 yıllık bu eski manastır kilisesi bugün Avrupa’nın en etkileyici kitapçılarından biri, rafların arasında yer yer yükselen tahta kütüphane kuleleri, kemerli pencerelerden süzülen renkli ışık oyunları… Etrafınıza bakarken, başınızı kaldırıp tavan fresklerine gömülmeyi unutmayın; orada hâlâ Orta Çağ’ın saklı duaları fısıldanıyor. Arka bölümdeki küçük kafede latte eşliğinde Hollanda elmalı tartını (appelvlaai) deneyin, kitap kokusuna tarçın eşlik edince ânın tadı damaklarda kalıyor. Üst katlara çıkarak tüm kilisenin panaromik fotoğraflarını çekebilirsiniz. Hatıralık bez çantaları alıp yola devam.🍰

3. Şehrin Gotik Kalbi: St. Servaas & St. Jan’s Bazilikaları ⛪✨

Vrijthof Meydanı’nda yan yana yükselen iki dev, St. Servaas Bazilikası ve kırmızı tuğlalı St. Jan’s Kilisesi kartpostal tadında. St. Servaas’ın hazine odasında İncil el yazmaları ve Bizans eserlerini incelerken kendinizi mini bir müzede buluyorsunuz. En beğendiğim yer St. Servaas’ın gizemli orta bahçesi. Ardından, St. Jan’s’ın dar taş merdivenlerini tırmanıp çan kulesine çıktığınızda karşınıza çıkan panaroma nefes kesici: Maas’ın mavi şeridi, Wyck’in pastel cepheleri ve uzakta Belçika sınırına kadar uzanan tepeler… Zamanda bir pencereden bakmak gibi. 🔔

4. Helpoort ve Çevresi: Orta Çağ Kapısından Geçmek 🏰

Helpoort (Cehennem Kapısı) ismi gözünüzü korkutmasın. 13. yüzyıldan kalma bu taş geçit, bugün sanat galerileri ve atölyelerin saklandığı sıcak bir mahalleye açılıyor. Mahallenin girişinden ne kadar renkli bir yer olduğunu anlayabilirsiniz. Kapıdan geçip St. Bernardusstraat’a saptığınızda vintage bisiklet tamircileri, seramik stüdyoları ve avluda saklı “slow fashion” butikleri birbiriyle yarışıyor.

  • Le Marais Deux: Bir Fransız konsept mağazası; ikinci el ceketlerin arasında peynir ve şarap tadımı bile bulabilirsiniz. 🧀🍷
  • Mosa Mind: Yerel sanatçılarla meditasyonu buluşturan seramik atölyesi, “Kendi fincanını boyayıp Maas kıyısında çay iç” mottosu var. ☕
  • Button & Bows: Retro düğme koleksiyonlarıyla ünlü minik bir dükkân; kıyafetlerinizi anında dönüştürecek aksesuarlarla dolu. 🎨

Her köşede kendin yap ve üret mottosu sizi motive ediyor, şehir sanki Michelangelo’nun fırçasını ödünç almış gibi hissettiriyor.✨

5. Taş Köprüde Gün Batımı ve Veda 🌄

Gün batımına doğru Sint Servaasbrug’e geri dönüp; turuncu-pembe gökyüzünü izlerken ne kadar güzel bir şehir olsa da buraya ait olmadığımı hissettim, bisikletler, bu yetişme telaşı ve şehrin kendine has yapısı alışık olmadığınız yerde size fazla gelebilir. Alışveriş merkezi, ilginç dükkanlar, yardımsever insanları, tarihi yapıları ve güzel nehiriyle hatırlayacağım.  Nane çayınızı yudumlarken son bir kez “Bu şehir neden bu kadar büyülü ama tanıdık değil?” diye soracaksınız. İstanbul’u daha çok özleyeceksiniz (en azından ben böyle hissettim). İnsanlar ile bağ kuramadan şehir ile bağ kuramazsınız. 🌟

Mini Tavsiye Listesi

  1. Bisiklet Kiralayın: Maas kıyısında 10 km’lik Wyck–Eijsden rotası hem düz hem manzaralı.
  2. Çikolata Molası: Wyck’teki Friandises mağazasında trüf ve “Limburgse vlaai” tadımı yapın.
  3. Pazar Günü Antik Pazarı: Helpoort yakınlarında kurulan bitpazarında vintage harita avına çıkın.

Rotamızdaki bir sonraki Hollanda şehrimiz Amsterdam! 💖

Sizin favori Hollanda şehriniz hangisi? Yorumlarda paylaşmayı unutmayın!

Sosyal medyada da bizi takip edin:
Web Site: http://www.rotapesinde.com
📲Instagram-Tiktok-Youtube: @rota.pesinde

Bu paylaşım, tamamen kişisel deneyimlere dayanmaktadır ve hiçbir ücretli ortaklık ya da işbirliği amacı taşımamaktadır. #tavsiye

#maastricht #hollanda #Meuseriver #maasriver #Helpoort #StServaas #BoekhandelDominicanen

Yorum bırakın

Güncel Kal

Yeni haberleri keşfet!

Seyahat Son Yazılar

Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.